 |
En çok kadınların derdi... Kansızlık
Kansızlık (Anemi)
Kilosu yerinde olan veya sağlıklı görülen kişilerde bile kansızlık bulunabilir. Bir çok kilolu insan yorgun bitkin enerjisizdir. Ama kansızlık olması esas olarak kadınların derdidir denirse hiç de yanlış olmaz.
Kansızlık pek çok belirti verir. Solukluk, çabuk yorulma, üşüme, bitkinlik, çarpıntı en belirgin bulgulardır.
Bu belirtiler varsa kansızlık çok basit bir kan sayımı testi ile ortaya çıkartılabilir. Kansızlık teşhis edilirse bu durumun nedeni mutlaka araştırılmalıdır. Çünkü kansızlığın oluşma nedenleri farklıdır: |
1. Yetersiz kan hücresi yapımına bağlı olan anemiler
2. Kan kaybına bağlı olan anemiler
3. Kan hücrelerinin aşırı yıkımına bağlı olan anemiler vardır.
Kansızlık nedeni olan bu üç başlık altında çok sayıda hastalık vardır. Toplumuzda en sık yetersiz yapım nedenlerinden olan demir eksikliğine bağlı anemi görülmektedir. Ayrıca B12 vitamini ve folik asit eksikliği de yetersiz yapım nedenlerindendir. B12 eksikliğine bağlı kansızlık kesin vejeteryan olup uzun yıllar boyu sadece bitkisel besinlerle beslenenlerde gelişir. Ama beslenme eksikliğinin dışında esas mide rahatsızlığı olanlarda da B12 eksikliği kolayca gelişebilir. Mide içindeki bazı hücrelerden (Parietal hücreler) bir madde salgılanır. Bu madde B12 vitaminini emilip vücuda girmesini sağlar. Eğer mideden bu madde salgılanamazsa B12 emilemez ve anemi gelişir. Bu tür kansızlığa Pernisiyöz Anemi denir.
Kan yapımında gerekli bir madde olan folik asit yeşil sebzelerde, özellikle fasülye ve bezelyede, karaciğerde, kuruyemişlerde bol bulunur. Eğer folik asitten fakir beslenme varsa 2 ay içinde eksikliği başlar. Ayrıca herhangi bir hastalık için antibiyotik kullanıldığında veya doğum kontrol hapları alındığında bu ilaçlar folik asidin emilip vücuda girmesini bozarlar. Bu gibi durumlarda, özellikle doğum kontrol hapları kullanıyorsanız daha dikkatli olmak gerekir. Normalde folik asit için özel vitamin almak gerekmez, sadece beslenme alışkanlıkları düzeltilerek eksiklik giderilebilir.
Bazı insanlarda ise beslenme tam düzenli ve doğru olmasına rağmen barsaklarda emilim bozukluğu olduğu için anemi gelişebilir. Mesela gluten duyarlılığı olan kişilerde beslenme iyi olsa da emilim yeterli olmaz. Bu kişilerin özel diyete uymaları gerekir.
Kan hücreleri kemik iliğinde yapılır. Bazı hastalıklarda bu kemikteki yapım baskılanır. Kemik iliğinde kan yapımının baskılanması en çok ilaçlara bağlı olarak olur. Yani bazı ilaçlar kemik iliğinden yeni kan hücrelerinin yapımını baskılarlar. Ayrıca tiroid bezinin iyi çalışmaması durumunda, böbrek yetmezliği veya romatizmal hastalık veya kronik bir enfeksiyon varsa yapım yine baskılanır.
Fazla yıkıma bağlı anemiler ise Orak hücreli anemi, Talasemi gibi hastalıklara bağlı gelişir. Bu hastalıklar genetiktir ve başka bulguları da vardır.
Kan kayıplarına bağlı kansızlıklar da görülebilir. Bu durumlarda genellikle kanama belirgin ve ani olmaz. Yavaş yavaş ve sinsi olarak kan kaybı olur. Yani kişinin fark edebileceği gözle görülür bir kanama olmadan kan mide, barsaklar ve, böbrek ve idrar yollarından kaybedilebilir. Kadınlarda ise aşırı adet kanamalarına (menoraji) bağlı olarak kansızlık gelişebilir.
Demir Eksikliği Anemisi
Erişkin bir erkekte hemoglobin 13 gr/dl kadında 12 gr/dl altında ise anemi var denilir. Tüm insanlarda demir eksikliğine bağlı anemi en sık görülen rahatsızlıktır. Kadınlar her ay adet gördükleri için demir eksikliğine bağlı kansızlık riskleri artmıştır. Yaşam için zorunlu olan demir bütün hücrelerimizde bulunan bir elementtir. Demir hücre içinde elektron transportunda görevlidir. En önemlisi hücreye oksijen taşınmasını ve hücreden karbondioksidin uzaklaştırılmasını sağlar. Demir eksikliğinde ise en sık görülen tip anemi gelişir. Demir eksikliği anemisinin oluşma nedenleri şunlardır:
1. Yetersiz demir alınımı
2. Barsaklardan yeterince demirin emilememesi
3. Mide-barsak sisteminden kan kaybı
4. İdrarla kan kaybı
Demirin yetersiz alınımı ve yetersiz emilimi: Bir çok yeşil sebzede demir miktarı çok yüksektir. Mesela ıspanak demir deposu gibi görülür. Halbuki vücudumuz bitkilerdeki demiri tam kullanamaz. Yeşil bitkilerde bulunan demirin vücudumuz tarafından kullanılabilmesi yani biyoyararlanımı çok düşüktür. Ayrıca demirin barsaklardan emilimi koyu çay ve fazla posa ile engellenir. Fazla çay içenlerde demir alınımı engellendiği için anemi gelişir.
Mide-barsak sisteminden kan kaybı: Mide ve barsak sisteminden kan kaybı çok sinsi olabilir. Yani gözle görülmez. Ayrıca ağır antreman yapan atletlerde kan da kırmızı hücrelerin yıkımı artmıştır.
Demir eksikliği anemisi ani bir kan kaybı ile hemen oluşabildiği gibi yukarıdaki nedenlerle yavaş yavaş da oluşabilir. Sonuç olarak beslenme ile alınan demir vücuttan kaybedilenden az ise kansızlık gelişir. Bu durumda vücuttaki demir dopoları boşalır, kandaki demir miktarı azalır, kan hücrelerinin yapımı aksar, yeni yapılan kan hücreleri ise daha küçük ve yeterince renk içermezler.
Kansızlık belirtileri şunlardır:
Genel yorgunluk, enduransın (dayanıklılığın) azalması, çabuk yorulma, çarpıntı, eforla nefes darlığı oluşması, solukluktur.
Teşhis için kan testleri yapılır. Kanda hemoglobin miktarı ve demir depoları araştırılır. Demir eksikliği anemisinde kırmızı kan hücrelerinin sayısı azalmış, hücre çapları küçülmüş ve içlerindeki hemoglobin miktarı azalmıştır. Tedavide bir yandan demir eksikliği düzeltilmeye çalışılırken bir yandan da nedenin araştırılıp düzeltilmesi gereklidir.
Tedavide en sık ağızdan alınan demir hapları kullanılır. Demir en iyi aç karnına ve C vitamini eşliğinde emilebilir. Dolayısı ile ilaçlar aç karnına alınmalıdır. Kontrolsüz ve doktor düzenlemesi olmadan kan yapıcı demir ilaçlarının alınması ise sakıncalıdır. Çünkü demir fazlalığı ve vücutta aşırı birikmesi vücut için toksiktir. Dengeli ve düzenli beslenmeyenler ve devamlı ilaç kullananlar başta olmak üzere tüm kadınlar yılda 2-3 kez rutin muayenelerinde kansızlık yönünden araştırılmalıdır. Kansızlığın kişinin fiziksel performansını ve enduransını azaltacağı ve hastalıklara yatkın hale geleceği unutulmamalıdır. |