Medikal Art
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Medikal Art

OSTEOPOROZ

   Dr. Yıldız Kardaş
|


Osteoporoz Nedir ?

Ömür boyu vücudumuzda kemik yapılır ve yıkılır. Bu döngü normalde dengededir. Herhangi bir sebeple kemik kütlesinde azalmaya ve kemiğin mikroskopik mimari yapısı ile kemik kalitesinin bozulmasına Osteoporoz denilir. Osteoporoz dünyada en yaygın görülen metabolik kemik hastalığıdır. Halk arasında “kemik erimesi” olarak adlandırılan osteoporoz sessiz bir hastalıktır. Kemik dokusunda azalma ve yapısal değişiklikler sonucu kemik kırılganlığı artar ama hiç bir belirti vermeyebilir ve ancak bir kemik kırıldığı zaman osteoporoz olduğu fark edilir.

Erişkin dönemde elde edilen kemik kütlesinin (kemik doruk kitlesinin) zaman içinde kaybedilmesi ile oluşur.

Osteopeni: Preklinik osteoporoz da denilebilir .Kemik kütlesinin azalması diye tariflenir.

Osteoporotik kemikler minör bir travma ile kırılabilir. Bu durumda ‘ileri veya yerleşmiş osteoporoz' adını alır.

Osteoporozun sıklığı
Osteoporoz insanlarda sık görülen kompleks ve multifaktöriyel bir hastalıktır. Yani osteoporozun tek bir nedeni yoktur ve oldukça yavaş gelişir. İnsidans beyaz ırk kadınlarında en yüksek siyah ırkta en azdır.Tüm dünyada yaşlı populasyon arttıkça osteoporoz da artmaktadır .Düşük kemik yoğunluğu ve kemik mikromimarisinde bozukluk nedeni ile kırıklara yatkınlık artmıştır. Sonuçta osteoporotik kırık insidansı yaşla artar. Osteoporoz kırıklarla olan bağlantısı nedeni ile toplumsal bir sağlık sorunudur.

Kırıklar en sık trabeküler kemiklerin fazla olduğu bölgelerde görülür.

Osteoporotik kırıkların en sık görüldüğü bölgeler : 

Osteoporoz neden önemli?
Her yaş grubunda kadınlarda kemik kütlesi erkeklerden daha düşüktür , kırıklar da kadınlarda çok daha sık görülür. Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de yaşlı sayısı giderek armakta dolayısı ile kırık insidansı giderek yükselmektedir. Kemik kırıkları sadece morbitite ve mortalitesi yüksek olmakla kalmaz sağlık harcamalarında büyük bir miktara neden olmaktadır. Kemik kırıkları kişilerde mobilite ve bağımsızlık kaybına neden olur. Osteoporoz osteoartroz gibi azar azar belirtilerle fark edilmez , yavaş ve sinsi ilerleyen bir sağlık düşmanıdır.  

Kemik yapı ve fonksiyonu
Kemik organik matriks , mineraller , hücreler ve sudan oluşmuştur . Kemikte büyük oranda kalsifiye olmuş ekstra sellüler matriks vardır . Yani kemik esas olarak protein ve kalsiyumdan oluşur.

Kemiğin kuru ağırlığının 3/2 si minerallerdir. Minerallerin esasını kalsiyum içeren hidroksiapatit kristalleri yapar. Organik matriks ise % 90 aranda kollajenden oluşur. Kollajen kemiğin esneme kuvvetini ve üç boyutlu mimari yapısını sağlar. Kollajen dışı proteinler ise osteonektin ,osteokalsin ( gla-protein ) ve osteopontindir

Kemik Hücreleri
1. Osteositler
2. Osteoblastlar
3. Osteoklastlar

Osteositler kemik içindeki lakünlerde bulunurlar. Kemik içinde uzun sitoplazmik kollarla birbiri ile ilişkilidir.

Osteoklastlar kandan kemiğe gelen multinukleer büyük hücrelerdir. Kemikte rezorpsiyon yapıp Howship lakünlerini oluştururlar.

Osteoblastlar ise daha küçük , tek nukleuslu hücrelerdir. Osteoklastların yıktığı kemik boşluğunu yeni kemik sentezleyerek doldururlar. 

Kemik Matriksi

Kollajen ve proteoglikanlar (Osteokalsin , osteopontin , osteonektin )Kemik proteinlerinden en çok bulunan Kollajen I'dir ( % 95 ) Matrikse bol miktarda büyüme faktörleri bulunur. Kemik proteinleri ile bağlanırlar. Kollajen dışı proteinleri ve büyüme faktörlerini osteoblastlar tarafından yapılırlar.

Kemikte kollajen ve osteokalsin proteinlerinden oluşan ana maddenin üzerine kalsiyum ve fosfor kristalleri çökmüştür. Bu kristallere Hidroksiapatit kristalleri denir.

Genetik kollajen bozukluğu olan ve sık kemik kırıkları ile karakterize hastalık Osteogenezis İmperfekta'dır.

Kemiklerin 3 ana fonksiyonu vardır:

1.Mekanik (hareket için)

2.Vital organları korumak (beyin , medülla spinalis ,göğüs kafesi organları )

3.Metabolik (kalsiyum ve fosfor deposu) 

Kortikal ve trabeküler kemik
İki tip kemik vardır: kompakt ve trabeküler.

Kemiklerin dış yüzeyi kompakt ( kortikal ) kemikten iç kısım ise sünger şeklinde trabeküllerin düzenlendiği trabeküler (spongioz ) kemikten oluşur. Bu iki farklı tip her kemikte farklı farklı oranlarda bulunur. Mesela kemiklerin uzun kısımları (metafizler ) kortikal kemikten ama diafizler ve vertebralar trabeküler kemikten oluşur.

Trabeküler kemik daha aktiftir , remodeling ünitleri daha çoktur.Remodeling ünit sayısı trabeküler kemikte kortikal kemiğin 3 katı fazla sayıdadır. Dolayısı ile kemik kayıpları trabeküler kemik oranı fazla olan daha çok olur.

Vertebraların % 50'si trabeküler % 50'si kortikal kemiktir.

Femur boyun kısmında ise % 30 trabeküler % 70 kortikal kemik bulunur.

Kalsiyum ve Kemik
Tüm hücrelerimizin çalışması ve normal fonksiyonu için kalsiyum iyonları zorunludur. Kalsiyum sadece kemikler için gerekli değil kasların kasılması , kalbin çalışması ve kan pıhtılaşma mekanizmasında gereklidir. Dolayısı ile kanda sürekli belirli düzeyde kalsiyum bulunmak zorundadır. Kandaki iyonize kalsiyumu hormonlar düzenler ve kemiklerimiz de kalsiyumun deposudur. Beslenme ile yeterli kalsiyum alınmaz ise derhal kemiklerden kalsiyum çekilir. Yetersiz kalsiyum alınımında kemik kaybı da bu şekilde artar. Plazmadaki iyonize kalsiyumun düzenlenmesi dar bir aralıktadır. 8.3 ile 10.3 mg/ dl arasındadır % 10 iyonize kalsiyum da plasma proteinlerine bağlı bulunur. Plasmadaki ve ekstra sellüler sahada bulunan kalsiyum tüm kalsiyumun % 2'sinden azdır. Tüm vücuttaki kalsiyumun % 99'u kemiklerde ve dişlerde yerleşmiştir. Kemikte kalsiyum kristaller şeklinde çökmü ştür. Bu kristaller dekemiğe mekanik güç sağlar . Kalsiyum kemikte Hidroksiapatit moleküllerinde bulunur ( Ca 10 (PO4)6(OH)2.

Kandaki kalsiyum kemik , barsak ve böbrekte 3 mekanizma

tarafından düzenlenir:

1.Parathormon

2.Kalsitonoin

3.D vitamini

Kemik Kaybının Mekanizması ve Kırık Oluşumu
Kemikler sert olsalar da canlı dokulardır , sürekli yapım ve yıkım vardır. Eski kemik ortadan kaldırılıp yeni kemik dokusu yapılır. Bu olaya Remodeling denilir. Yapım ve yıkım süerli bir döngü şeklinde devam eder . Bu döngüde 2 hücre görev alır.

  1. Osteoklastlar
  2. Osteoblastlar

Osteoklastlar çok özelleşmiş , büyük ,multinükleer hücrelerdir . Osteoklastlar proteolitik enzimler ve hidrojen iyonları salgılarlar ve kemikte rezorpsiyon yapıp bir kavite oluştururlar ( Howship lakünü ) . Rezorbe olmuş yüzeye daha sonra osteoblastlar gelir. Yeni kemik matriksini sentezlerler. Yeni oluşan matrikse Osteoid denir Daha sonra bu yeni oluşmuş osteoidin mineralize olması (kalsifikasyon ) ile yeni kemik tamamlanır.

Remodeling kemiğin yenileşmesini sağlar . Normalde kemik rezorpsiyonu ve kemik formasyonu dengededir. Bu olay yaşam boyu siklik olarak devam eder. Kemik yapım-yıkım döngüsünün bir siklusu takriben 3 ay kadar sürer. Remodeling olayı lokal ve sistemik hormonlar , sitokinler ve büyüme faktörleri tarafından,osteoblastlar ile osteoklastların interaksiyonu tarafından kontrol edilir. Mesela kadınlarda östojen erkeklerde testesteron kemik rezorpsiyonunu inhibe eder.

Ancak çok absorbsiyon olur veya az formasyon olursa kemik kaybı olur.

Yaşlanma ile kemik formasyonu azalır. Kortikosteriod tedavisi ve immobilizasyonda ise rezorpsiyon artar.

Kemik kaybının artması ile kırık riski de artar. Ancak kırık oluşmasında sadece kemik kütlesi yani miktarı değil kemiğin yapılanışı yani mikromimarisi de önemlidir.

Kemik kırılganlığını şu faktörler etkiler:

Kemikle ilgili faktörler

  1. Kemik kütlesinde azalma
  2. Kemik mikromimarisinde bozulma

Kemik dışı faktörler

  1. Kas kütlesi ve gücünde azalma
  2. Reflekslerin azalması

Yaşlanma ile düşme riski artar. Her üç yaşlıdan birisi bir yıl içinde en az bir kere düşer. Çoğu evde olan bu düşmeler evde olur ve pek çoğu bir kırıkla sonuçlanır. Yaşla düşma riskinin artması kas-iskelet sistemi ve duyulardaki kayıplara bağlıdır. Genel olarak yaşlanma ile postür kontrolü azalır, kas gücü azalır , görme zayıflar, reaksiyon zamanı uzar,eklemlered artroz, parkinson ,serebrovasküler hastalık, katarakt ,postural hipotansion ,senkop gibi durumlar da yaşla artmaktadır.

Yaşlılarda çeşitli nedenlerle sedatiflerin , hipotansif ilaçların kullanılması düşmelerde etkendir.

Yaşlanma ile refleksler yavaşlamış , duyular azalmış ve koruyucu yağ ve kas dokusu da azalmıştır.

Kemik Kütlesi
Kemik kuvveti ve kırık riski kemiğin mineral içeriği ile doğrudan ilişkilidir.

Otuzlu yaşlarda elde edilen Doruk Kemik Kütlesi gelecekteki kemik kütlesini ve kırık riskini belirler.

Doruk kemik kütlesinin miktarı , hızlı kemik kaybının başlama süresi ve kayıp hızı osteoporozu belirler.

Klinik Bulgular

Osteoporoz belirtileri nelerdir ?
Osteoporoz sessiz bir hastalıktır. Kemik kaybı pek belirti göstermez. Hastalık başlangıçta sırt , bel ağrısı , boyda kısalma ve kamburlaşma ile görülür. Çoğu zaman hastanın takma diş protezleri gevşemeye bol gelmeye başlar. Ama en korkulanı ufak bir darbe ile oluşan kemik kırıklarıdır. Ufak bir travma ile kırık oluşmuşsa osteoporoz düşünülür. Basit radyografilerde radyolusensin artması da osteopeniyi düşündürür.

Kırık oluncaya kadar osteoporoz belirti vermez.

Postmenopozal kadınlarda ve yaşlılarda her kırıkta osteoporoz araştırılmalıdır.

En sık vertebra cisimlerinde , proksimal femur, proksimal humerus ve distal radiusta kırık oluşur.

Omurgadaki kırıklar lateral radyografilerde Kamalaşma , balık sırtı ve Çökme kırığı şeklinde görülür.

Vertebral kırık
Çoğu vertebra kırığı subkliniktir. Kırıkların % 50 kadarında hasta hastaneye bile başvurmaz , medikal yardım aramaz. Bir vertebra kırığı bir başka kırığın da habercisidir. Zaman içinde bir çok kırık olup boyda kısalma ve kamburluğa neden olur.

Akut vertebral kırık
Vertebral osteoporoz kırık oluşuncaya kadar belirti vermez. Genellikle progresif vertebra yüksekliğinde azalma dolayısı ile boyda kısalma , zamanla kamburlaşma ve sırt bel ağrısı görülür. Bazan da akut şiddetli ağrı ile ortaya çıkabilir.Genellikle bir ağırlık kadırma gibi minör bir travma vardır.Akut vertebral kırıklarda hareket , öksürmek ve hapşırmak bile çok ağrılıdır. Ağrı istirahatle azalır. Çoğu vertebra kırığında konservatif tedavi yeterlidir.

Bel-sırt ağrısı veya sırtta deformitesi bulunan bir hastada osteoporoz araştırılmadan şu hastalıklar ekarte edilmelidir:

Osteomalazi
Dejeneratif disk hastalığı
Apofizeal osteoartrit
Ankilozan spondilit
Paget hastalığı
Osteogenezis imperfekta
Malinite
Metastaz 

Elbileği kırğı
Hastalar postmenopozal osteoporotik kadınlardır. Kırık kayıp ekstansiyondaki kol üzerine düşme ile olur.Distal radius kırığna Colles kırığı denir. El bileği kırıklarında el volar angulasyonda kısa alçıya alınır. Komplikasyon olarak refleks sempatik distrofi gelişebilir.

Kalça kırıkları
Kalça kırıkları sonuçları itibariyle en korkulan kırıklardır. Yaşlı osteoporotik kalça kırığı olan 100 hastadan 30'u bir yıl içinde ölür. Ancak 30 tanesi tam iyileşebilir. 40 tanesi kısmen iyileşir. Kısmen iyileşenlerden 20'si kısmen yardım gerektirirken 20'si yatalak kalır. Kalça kırıkları büyük mali giderlere neden olur. Kalça kırığı intrakapsüler (femur boyun kırığı ) veya ekstrakapsüler ( trokanter kırığı) olabilir. Kalça kırığında tedavi cerrahidir. İnternal fiksasyon veye artroplasti yapılır.

Osteoporoz kimlerde görülür ?
Osteoporoz her yaşta görülebilir ancak insidans yaşla artar. Özellikle 55 yaşın üzerindeki kadınlarda görülme sıklığı çok artar. Kadınlarda erkeklerden dört kat daha sık görülür , özellikle menopoz sonrası daha sıktır.

İleri yaşlarda ve bazı hastalıklarda erkeklerde de osteoporoz görülür. İnsan yaşam süresinin uzamasıyla yaşlıların sayısı artmaktadır .Osteoporoz da tüm dünyada ortak bir sağlık problemi haline gelmiştir. Ancak osteoporoz sadece yaşlıların hastalığı değildir.

Kadınlar ve Erkekler
Bu hastalık kadınlarda erkeklerden çok daha sık görülmektedir. Kadınlar menopozun ilk 5 yılında kemiklerinin % 20 ‘sini kaybedebilirler. 

Osteoporoz Nedenleri
Osteoporoz jeneralize olup yaygın olabilir. Veya lokalize olup sadece bir bölgede görülür.

Jeneralize osteoporozun en sık görülen nedeni hem kadı hem de erekekleri etkileyen yaşlanmadır. Osteoporoz yaşlı kadınlarda çok daha sık ve şiddetli görülür. Çünkü kadınları etkileyen ve hızlı kemik kaybı ile karakterize postmenopozal osteoporoz da eklenmiştir. Jeneralize osteoporozun yaşlanmadan başka endokrin , herediter nedenleri de vardır. Ayrıca kortikosteroidler, tiroid hormonları , heparin, antikonvulzanlar gibi ilaçlar da osteoporoz nedenidir.

Lokalize osteoporoz refleks sempatik distrofi , gebelik , immobilite gibi durumlarda bölgesel olarak ortaya çıkar.

Klinik olarak en çok görülen ise postmenopozal osteoporozdur.

Osteoporoz Risk faktörleri
Osteoporoz risk faktörlerinin bilinmesi toplum taramaları ve tedavilerin seçimi için önemlidir. Bazı risk faktörleri değiştirilemez ve engellenemez. Ama engellenebilir risk faktörlerine dikkat etmek mümkündür. 

Risk faktörleri:
Kadın olmak
İnce , minyon yapılı , kısa boylu olmak
Açık renkli olmak
Menopozda olmak
İleri yaşta olmak
Ailede osteoporozlu hasta olması
Düşük kemik kütlesi
Diabet gibi metabolik hastalık

Engellenebilir risk faktörleri:
Yeterli kalsiyum ve D vitamini almamak
Yeterince güneş görmemek
Aşırı sigara içme
Aşırı kahve ve kafeinli içecekler
Aşırı alkol kullanımı
Sürekli fazla protein almak
Hareketsiz yaşam sürme
Uzun süre yatağa bağımlı kalmak
Kemik yıkımını hızlandıran bazı ilaçlar (kortizon, heparin ,tiroid ,epilepsi ilaçları gibi )
Bayan sporcularda amenoreye neden olacak kadar aşırı egzersiz

TANI

Osteoporoz kırık olmadan semptom vermediği için risk faktörlerini iyi bilmek gerekir.

Basit radyografilerde osteopeni tesbit etmek yeterli tanı değildir. Radyografide osteopeni sonucu trabeküler paternin değiştiğini fark edebildiğimizde zaten kemiğin % 30'u kaybolmuştur.

Kişinin risk faktörleri ile kemik mineral yoğunluğu” değerlendirilir. Günümüzden osteoporoz teşhisi için en güvenilir metod olarak DEXA adı verilen kemik yoğunluğu ölçümü yapılmaktadır.

Kemik Mineral Yoğunluğunun Ölçülmesi
Bugün için osteoporoz tanısında en iyi tanı metodu kemik kütlesinin mineral yoğunluğu olarak ölçülmesidir.

Kemikteki mineral yoğunluğu nun azaldığı basit röntgen filmlerinde görülebilir. Fakat bu bize yarar sağlamz çünkü kemik kaybı böyle görünür hale geldiğinde zaten kemikte % 30 kayıp olmuştur.

Metakarp kemiklerinde kortikal kemik miktarının ölçümü , proksimal femurdaki trabeküler paterndeki değişikliklerin derecelendirilmesi (Singh indeks , Tek foton absorbsiyometere ile kemik kaybı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Bugün kemik mineral yoğunluğu ölçümünde utrason ile kalkaneusta ölçüm ( kantitatif Ultrason ) veya bilgisayarlı tomografi ile ölçüm gibi birçok yöntem olsa da en yaygın olarak Dual Enerji X-ışını Absorbsiyometresi ( DEXA ) kullanılmaktadır. DEXA kemik yoğunluğunun değerlendirilmesinde altın standart kabul edilmektedir.

Klinik Değerlendirmede DEXA kemik Dansitometresi
Basit , kolay , noninvaziv ve hastaya hiç bir zararı olmayan dansitometri ölçümü ile kırık riski değerlendirilmesi yapılır. Dansitometri raporunda t-skorları ve z-skorları verilir.

t-skoru ortalama kemik yoğunluğunu

z-skoru ise cins ve yaşa göre sapmayı verir. Kemik yoğunluğu ölçümündeki her 1 stardart sapmalık düşüş kırık riskini 2 kat arttırır.

Dünya Sağlık Teşkilatı değerlendirmelerinde t-skorlarına göre DEXA yorumlaması şöyledir:

Normal kemik : 1 standart devisyon gösteren değerler normaldir. -1 SD'ye kadar olan değerler

Normal sınırlarda kabul edilir.

Osteopeni : 1 standart sapma ile 2.5 sapma arasındaki değerlerde kemik yoğunluğu azalmış kabul edilir. T-kor değerleri -1 ile -2.5 arasındadır.

Osteoporoz: 2.5 standart sapmanın altındaki değerler osteoporoz kabul edilmektedir.t-skou -2.5 altında kemik kabı osteoporoz olarak adlandırılmakta ve bu düzeyde kemik kaybı gelecekte kırık olabileceğini haber vermektedir.

Yerleşmiş (ağır )Osteoporoz: 2.5 standart sapmanın altındaki değerlerle birlikte bir veya daha fazla kırık bulunmasıdır.

Biyokimyasal İndikatörler

Osteoporoz ve diğer metabolik kemik hastalıklarının ayırıcı tanısında biyokimyasal araştırmalar önemidir.

Serumda kalsiyum , fosfor , alkalen fosfataz ; idrarda kalsiyum bakılır. Parat hormon ve D vitamini metabolitlerine bakılır. FSH , LH ,TSH, serbest T4 ilk bakılacak hormonlardır

Kemik döngüsünü değerlendirmek

Osteoporozlu hastalar 2 ye ayrılabilir :

  1. Hızlı kemik kaybedenler
  2. Yavaş kemik kaybedenler

 

Kemik yoğunluğu ölçümünde osteporotik bulunan hastada bu ölçümle hızlı mı yavaş mı kayıp oladuğunu anlamak mümkün değildir.Hastalar ancak biyokimyasal parametrelerle değerlendirilebilir.

Formasyon: Serumda kemik spesifik alkalen fosfataz , osteokalsin bakılır.

İdrarda prokollagen peptidlere bakılır

Rezorpsiyon :

Serumda Kalsiyum/ kreatinin oranı , Tartar rezistan alkalen fosfataz idrarda hidroksipirolin ,hidroksilin glykozidler bakılır

Osteoporoz ayırıcı tanısı
Ayırıcı tanıda hiperparatiroidi , hipertiroidi , östrojen ve testesteron eksikliği araştırılır. Sekonder osteoporoza neden olabilecek kronik kullanılan ilaçlardan antikonvülzanlar, antikoagülanlar sorgulanmalıdır. Malabsorbsiyon veya multipl myeloma ekarte edilmelidir.

Basit radyografi (kırık var mı? )
Kemik izotop sintigrafisi ( Metastaz şüpheleniliyorsa )
Tam fizik muayene (Meme ve prostat dahil )
Tam kan
Tam idrar
Eritrosit sedimantasyon hızı
DEXA kemik yoğunluğu ölçümü bakılmalıdır.

Tablo I: Ayırıcı tanı

 

Hastalık

Plasma kalsiyumu

Fosfor

Alkalen fosfataz

İdrar kalsiyumu

Hidroksi-prolin

Sedimantasyon

Diğer

Osteoporoz

Normal

Normal

Normal

Normal

Normal

Normal

 

Hiperparatiroidi

Yüksek

N/düşük

N/yüksek

N/yüksek

N/yüksek

Normal

 

Osteomalazi

N / düşük

N/ düşük

N/ yüksek

Düşük

N/yüksek

Normal

 

Malinite

N/ yüksek

Normal

N/yüksek

N/yüksek

Yüksek

N/yüksek

Kemik sintigrafisi

Osteomalazi
Osteomalazi kemik mineralizasyonunda yetersizlikle karakterize bir metabolik kemik hastalığıdır. Kemiklerde kalsiyum veya fosfat ya da her ikisinin birden eksikliği sonucu meydana gelir. D vitamini yetersizliği , malabsorbsiyon , kronik karaciğer ve kronik böbrek hastalıkları ile oluşur.

Bazı hastalarda osteoporoz ile osteomalazinin birlikte bulunabileceği unutulmamalıdır.

TEDAVİ
Osteoporoz kemik kütlesinde azalma ve kırılma riskinde artma ile karakterizedir. Genellikle osteoporoz hastaları bir kırık oluncaya kadar tanı almaz. Her ne kadar osteoporoz reversibl değilse de durumun daha kötüye gitmesini önleyecek bir dizi tedavi vardır. Tedavide semptomları giderilmesi , düşme risklerinin azaltılması ve kemik mineral yoğunluğunu koruyıucu ilaç tedavisi yapılmaktadır.

Osteoporoz nedenini değerlendirip aşağıdaki uygulamalar yapılır.

  1. Yeterli ağrı kontrolü
  2. Fizik tedavi ve egzersiz
  3. Yardımcı korse , cihaz
  4. Düşmelerin önlenmesi
  5. İlaç tedavisi
  6. Hastanın Eğitimi

Bu yaklaşımlardan hiç biri tek başına yeterli olmaz. Beraberce ve her hastanın bireysel ihtiyacı göz önüne alınarak tedavi planlanır.

Osteoporozda Ağrı Kontrolü
Ağrı için basit analjeziklerden ve Steroid olmayan antienflamatuvar ( SOARİ ) ilaçlardan yararlanılır.Akut kırıklarda opiatlar kullanılır. Ayrıca ağrıyı azaltmada fizik tedavi metodları ve TENS'ten yararlanılır.

Akut vertebral kırıklarda yatak istirahati , opiatlar gerekir. Analjezik etkileri de olduğu için Kalsitoninlerin bu devrede kullanılması uygun olur. Antideprasanlar kronik ağrı kontrolünde yardımcı olurlar ancak yaşlı hastalarda gündüz sedasyona neden olup düşme riskini arttırmamasına dikkat edilmelidir. 

Fizik Tedavi ve Egzersiz
Fizik tedavi ve egzersiz osteoporoz hastaları için çok faydalı olmaktadır. Düzenli yapılan egzersiz kemik kaybının ve düşmelerin azalmasını sağlar . Fizik tedavide ayrıca ağrının azaltılması , yetersizliklerinin giderilmesi , fiziksel aktivitenin arttırılması sağlanır. Osteoporozda manuplasyon kesinlikle yapılmamalıdır.

Osteoporozda egzersiz kişiye özel olmalıdır. Her hastanın kendine has problemleri ve ihtiyaçları vardır.

Osteoporoz egzersizlerinde aşırı zorlayıcı olmamasına , düşme riski taşımamasına ,önce ısınma sonra egzersiz yapılmasına dikkat edilmelidir. Egzersizler ağırlık verme gibi kemik güçlendirmeye yönelik olmalı en az 30 dakika sürmelidir. Vertebral Osteoporoz Egzersizleri , solunum egzersizleri ve kas güçlendirme egzersizleri düzenli yapılmalıdır. Mesela Hızlıca yürüyüş veya jogging en basit ve kolay bir egzersizlerdir. Yaşlı osteoporotik hastalara dans da tavsiye edilmektedir.

Tüm egzersizlerin haftada en az 3 gün ve 30 -45 dakika yapılması gerekir.

Egzersiz Neden Önemlidir ?
Fiziksel aktivite , düzenli egzersiz doğrudan kemik kütlesini ve kemik mimari yapısını , remodelingi etkiler. İmmobilizasyon ise hılı bir kemik kaybına neden olur. Düzenli egzersiz her yaş grubunda kemik üzerine pozitif etkilidir. Ayrıca düzenli egzersiz genel fitnes , koordinasyon , kas gücü ve reaksiyon zamanını iyileştirir. Dolayısı ile travmatik düşme riskini azaltır. 

Egzersizin Tehlikeleri
Aşırı egzersiz herşeyin aşırısında olduğu gibi vücuda zararlıdır. İleri yaşlarda aşrı egzersiz eklem yapılarının bozulmasını arttır , artroz belirtilerini agreve eder. Osteoporoz egzersizleri hiçbir zaman aşırı zorlayıcı olmamalı ve düşme riski taşımamalıdır. Genç kadınlarda yapılan aşırı egzersiz ise amenoreye neden olur. Amenore genç kadınlarda kemik kütlesinin kaybına neden olur. Spor yapsalar da böyle genç kadınlar yaşıtları sporculardan hatta yaşıtları spor yapmayan kadınlardan daha düşük kemik kitlesine sahip olurlar.

Östrojenin kemiklere üzerine olan etkisi egzersizden daha önemlidir.

Günlük yapılacak Osteoporoz Egzersizleri 

Yardımcı cihaz ve korseler
Yürümeyi ve mobilizasyonu arttırmak ve kolaylaştırmak için baston ve yürüteçlerden (walker) yararlanılabilir. Hareket etmek, hastanın mobilizasyonu osteoporozda çok önemlidir.

Lumbosakral veye dorsal bölgeyi destekleyen korseler ağrılı dönemlerde hastanın mobilize edilmesinde yardımcıdır. Kısa süreli kullanımda sakınca yoktur .Ancak korseler kırıkları önleyemez ve uzun süre kullanılırlarsa bölgesel kaslarda atrofi yapabilir. Korseler uzun süre kullanılacaksa egzersizlerin düzenli olarak yapılmasına daha da dikkat etmek gerekir.

Kalça kısımlarında ped bulunan koruyucu giysiler özellikle düşme riski olan yaşlılarda önerilmektedir.

Postural eğitim destekleri de hastaya oldukça faydalıdır. Sırt ağırlığının ise omurganın öne eğilmesini engelleyici biçimde yapılmıştır ve kullanılması çok kolaydır. Sırt çantasına benzeyen bu destekteki ağırlıklar giderek değiştirilir.

Düşmelerin önlenmesi
Yaşlanma ile düşme riski artar. Eğer düzeltilebilecek faktörler varsa düzeltilmelidir. Çoğu düşmeler duyulardaki azalma ve kas-iskelet sisteminin zayıflamasına bağlıdır.Düzenli egzersizlerle kaslar gücünü korunur , denge ve farkındalık artar. İşitme azlığında ve görme azalmasında gereken tedaviler aksatılmamalıdır. Gerektiğinde baston ve yürüteç gibi destekler de kullanılmalıdır. Evlerdeki kayan zemin , karanlık bölgeler ,ayaklara takılabilecek halı gibi çevresel tehlikeleri en aza indirmeye çalışılmalıdır.

İlaç Tedavisi  

Kimler tedavi edilmelidir?
Osteoporoz riski taşıyan herkes kemik kaybının önlenmesi ve ileriki kırıkların azaltılabilmesi için tedavi edilmelidir. Bazı risk faktörleri çok önemlidir. Mesela düşük kemik kütlesinin olması büyük bir risktir.

Osteoporoz tanısı alan hastada tedavi ömür boyudur.

Hormon Replasman Tedavisi (HRT)
Menopoz ile kemik kaybı çok artar. Özellikle cerrahi menopozda bu kayıp dramatik olur. Kemik kaybının çok olduğu durumlarda hormon replasman tedavisi 5 yıl süreli önerilmektedir. Ancak hormon replasman tedavisinin meme kanseri , endometrial kanser gibi kontrendikasyonları vardır. Fayda ve riskleri açısından HRT halen tartışılmaktadır.

Kalsiyum
Kalsiyumun yeterli alınımı her yaşta önemidir. Yeterli kalsiyum almayan gençler hiç bir zaman doruk kemik kütlesine erişemezler. Kalsiyumın barsaklardan emilimi yaş arttıkça azalmaktadır , dolayısı ile sadece besinlerden alınan miktar yeterli olmamaktadır. Postmenopozal kadınlarda 1000-1500 gr önerilmektedir.

Kalsiyum toleransı iyi ve oldukça ekonomik bir tedavidir.

Kalsiyum en iyi emilimi küçük dozlarda güne yayılmış olarak olur. Bir defada 500 -600 mg vermek ve lifli gıdaların emilimini bozacağını göz önüne almak gerekir.

D vitamini
D vitamini sentezini parathormon stimüle eder.

D vitamini kemiğin normal mineralizasyonu için zorunludur ve barsaklarda kalsiyum emilimini artırır.
D vitamini eksikliğinde osteomalazi gelişir.D vitamini balık yağları ve sütten yapılan gıdalarda bulnur. Ama en önemli kaynağı cilttir. Güneş ışığındak ultraviyole ışınları deride bulunan 7-dehidrokoleterolü aktive eder. 25 dehidroksi-vitamin D ve 1,25 dehidroksi-vitamin D karaciğer ve böbrekte hidroksilasyon ile oluşur. Postmenopozal dönemde D vitamini günde 800 ünite önerilmektedir

Kalsitonin
Tiroid bezinin C hücrelerinden salgılanır.

Kanda kalsiyum seviyesinin yükselmesi salgılanmasına neden olur. Parathormonun tersine kemik rezorpsiyonunu azaltır.

Kemik yıkımını azaltıcı etkisi osteoklast aktivitesini baskılamasına bağlıdır. Özellikle kemik yıkım döngüsü hızlı olanlarda tercih edilmektedir. 30 yıldır kullanılan bu ilacın maliyeti yüksektir. Nasal spray ve enjektabl verilebilir. Bir miktar analjezik etkisi de vardır.

Bifosfonatlar
Bifosfonatlar kemik erezyonunu azalttıkları ispatlanmış ilaçlardır. Bifosfanatlar osteoporoz tedavisinde olduça etkin ve emniyetlidir. Ağızdan alınan bifosfanatların absorbsiyonu azdır. Doğru kullanımları ayrıca yan etkileriden korunmak açısından da önemlidir. Yemekten 30 dakika önce sadece su ile alınmalıdır. Özofagiyal refluyu önlemek için hastanın yarım saat kadar dik pozisyonda durulması gerekir.

Palmidronat ,Tiludronate, Incardonat ,Olpadronat ,Nelidronat ve Zoledronat gibi ilaçlar ise araştırmaları sürmektedir.

Selektif Östrojen Reseptör Modülatörleri (SERM)
SERMler östrjenler gibi kemik rezopsiyonunu azalmaktadır. Ayrıca kardiovasküler pozitif etkileri vardır. Ancak ateş basmalarına neden olabilir. Bugün Raloxifen osteoporoz tedavisinde kullanılmaktadır.

Parathormon (PTH)
Paratiroid bezlerde salgılanır.

Plazmada kalsiyumu sabit tutar. Kanda kalsiyum düştüğünde renal 1,25 D vitamini sentezini artırarak barsaklardan kalsiyum emilimini artırır , renal tübüler kalsiyum absorbsiyonunu arttırır ve en önemlisi kemikten kalsiyum rezorpsiyonunu arttırır. Sadece enjektabl olan bu ilaçla yapılan çalışmalar devam etmektedir.

Florid
Florit osteoblast formasyonunu stimüle etmektedir.Ancak gastrointestinal kanama riski vardır.

İpriflavon
Zayıf östrojenik etkisi vardır. Etki mekanizması ve etkinliği üzerine çalışmalar devam etmektedir.

Osteoporoz Tedavisindeki Hastanın Takibi
Hormon replasman tedavisi alan bir hasta düzenli takipte olmalıdır. Rahim ağzı smear testi ve pelvik muayene yapılmalıdır. Kemiklere yönelik tedavilerde yeni bir tedavi başlandığında kemik markırları 3 ayda bir 6-12 ay boyunca takip edilir. Kemik için spesifik Alkalen Fosfataz ve İdrarda N-telopeptid en sık takip edilenlerdir.

DEXA bir yıl sonra tekrarlanır. Takipte sık sık DEXA yapılması gereksizdir.

Hastanın Eğitimi
Osteoporoz kronik bir hastalıktır. Hasta bu konuda bilgili olursa tedaviyi sürdürebilir.

Sadece ilaç tedavisi yeterli değildir. Ömür boyu süren ve kırık ve ölüm riski taşıyan bu hastalıkta hastanın eğitimi ilaç tedavisi kadar önemlidir. Mesela osteoporotik bir hastanın dikkat etmesi gerekenler:

Oturma yerleri rahatça oturacak kadar yüksek ve omurgayı destekleyecek kadar sert olmalıdır

Mutfakta yükseğe uzanmaktan, ağrı tencere ve kaplarda kaçınmalıdır. Lavabo eğilmeyi gerektirmeyecek kadar yüksek olmalıdır.

Öne doğru eğilmemeli ağırlık kaldırmamalıdır.

Yatak sertçe ama çok değil yorganlar hafif olmalı boyun destekli yastık kullanmalıdır.

Yürüken yumuşak tabanlı ,destekli ayakkabılar kullanmalı engebesiz, taş ve çakıl olmayan düz yollar tercih edilmelidir. Düşmelerin önlenmesi osteoporozda ,özellikle yaşlı hastalarda çok önemlidir.

Hasta eğitiminde basit olarak yapılanlar anlatılmalıdır :

Osteoporozda Beslenme
Beslenmede Kalsiyum , Magnezyum ve D vitamini

Osteoporoz oluşumunda büyük ölçüde genetik faktörler etkilidir ama fiziksel aktivite , diyet ve hormon durumu gibi dış faktörlerin rolü de vardır.

Osteoporoz gelişmesinde genç yaşlarda oluşmuş total kemik kitlesi son derece önemlidir.

Eğer genç yaşlarda iyi beslenir yeterli kemik gelişmeniz olursa kemiklerin zayıfladığı ileriki yaşlarınızda rahat edersiniz. Ama çocukluktan itibaren düşük kalsiyumlu diyetiniz olmuş ise , D vitamini eksikliği de varsa , yani gerekli besinleri yeterince almamışsanız osteoproz riskiniz çoktur. Kemiğin normal gelişmesi ve sağlıklı olarak devam etmesi için herkese hergün belirli ölçüde kalsiyuma ihtiyaç vardır. Özellikle büyüme devrinde kemiklerin gelişmesi ve büyümesi için, menopozda kemik azalması dönemlerinde kalsiyumun yeterli alınması çok önemlidir.

Magnezyum aktif kalsiyum emilimide görevlidir. Eksikliğinde osteporoz çok daha kolay gelişmektedir. Ayrıca kasiyum oksalat böbrek taşlarının oluşumunu önler. Günde 500 mg magnezyum önerilmektedir.

Tablo I.


Tablo I. Optimum Kalsiyum Gereksinimleri

Grup

Günlük alım miktarı (mg Kalsiyum)

Bebek

 

Doğum – 6 ay

400

6 ay – 1 yıl

600

Çocuklar

 

1 – 5 yaş

800

6 – 10 yıl

800 – 1200

Gençler

 

11 – 24 yaş

1200 – 1500

Erkek

 

25 – 65 yaş

1000

65 yaş üstü

1500

Kadın

 

25 – 50 yaş

1000

50 yaş üstü (menopoz sonrası)

 

Östrojenle

1000

Östrojensiz

1500

Gebelik ve Doğum Sonrası

1500

65 yaş üstü

1200 – 1500


Ancak gıdalar veya ilaçlar bazan birbirlerinin emilimini engelleyebilir . Biz yeterli yesek de kalsiyum yeterince barsaklardan emilip vücuda giremez. Yani besinle alınan miktar yeterli olsa da vücudumuza giren yeterli olmaz . Bu durumlarda mutlaka doktorunuza danışmanız ve destekleyici kalsiyum preparatlarının kullanılması gerekir.

Kemiğin normal gelişmesi ve sağlıklı olarak devam etmesi için ailenizin ihtiyacı olan kalsiyumu , yemekleri biraz dikkatli hazırlayarak arttırabilirsiniz. İşte size oldukça pratik gıdalarla Kalsiyum alınımını arttırma yolları:

Kalsiyum Alınımını Arttırma Yolları:

* Birçok çorbaya süt eklenince daha lezzetli olur.

* Salatalara kübik kesilmiş kaşar veya beyaz peynir ekleyebilirsiniz.

* Makarnalara bol kaşar rendesi veya ton balığı eklenebilir.

* Nohutlu veya mercimekli pilavda daha fazla kalsiyum vardır.

* Beşamel sos ve pürelerde daha çok süt ve kaşar kullanmakla kalsiyum değerleri zenginleşir

* Yeşil yapraklı besinlerde de kalsiyum çoktur. Yemek garnitürlerinde daha çok yeşillik kullanabilirsiniz.

* Kahve ve liflli besinlerin kalsiyumun emilimini azalttığını unutmayın.

Kalsiyumdan Zengin Diet Örnekleri

Kahvaltıda

Sütlü omlet Kaşar peynirli tost
Ekmek veya Süt
Portakal suyu

Yemeklerde

1. Peynirli Makarna
Yeşil salata
Çukalatalı pudding

2. Nohutlu pilav
Şinitzel Tavuk
Fırında Sütlaç

3. Fırında balık
Karışık yeşil salata
Bademli helva

4. Balıklı makarna
Peynirli börek
Dondurma

Vitamin D
D vitamini yağda eriyen bir vitamindir. Güneş ışığındaki ultaviyole ışınları ile vücudumuz kendisi de bu vitamini sentezleyebilir. Belirli durumlarda ek olarak almak gerekir. Günlük olarak 400-800 IU önerilmektedir.

 

Tablo III. Kalsiyum Bakımından Zengin Besinler

Besin

Miktar

Kalsiyum İçeriği (mg)

Süt

1 su bardağı 200 gr yarım yağlı

240

Beyaz Peynir

1 kibrit kutusu, 30 g , yağlı

131

Kaşar Peyniri

1 kibrit kutusu, 30 g

210

Lor Peyniri

1 kirit kutusu, 30 g

260

Çedar Peyniri

100 g

755

Yoğurt

1 kase, 200 g

240

Muhallebi, Sütlaç

1\2 kase, 100 g

128

Dondurma

2 top 50 g

74

Yumurta

1 adet

28

Kuru Baklagiller

1 tabak, 60 g

75

Badem içi

100 g

254

Ceviz

100 g

83

Yoğurt

½ fincan

258

Fasülye (pişmiş)

1fincan

128

Brokoli (pişmiş)

1 fincan

94

Yeşil yapraklı sebzeler

1 porsiyon 175 gr

228


Besinlerle alınan kalsiyumun absorbsiyonu yaş ilerledikçe azalır. Gerek vertebral kırığı gerekse kalça kırığı olan hastalarda D vitamini kanda düşük bulunmuştur. Yaşlılarda , yeterli güneşlenemeyenlerde mutlaka D vitamini takviyesi yapılmalıdır.

Protein
Sağlık için yeterli protein alınması şarttır. Ancak fazla protein alınımı osteoporoz için bir risktir.Hayvansal proteinler organik asitlere arılıp idrardan kalsiyum atılımını arttırırlar.

Sodyum
Yüksek miktarda tuz alınımı idrardan kalsiyum atılımını arttırırve negatif kalsiyum dengesine neden olur.

Su
Sularla da kalsiyum alınmaktadır. Kaynak sularında bulunan kalsiyum da barsaklardan emilmektedir. Ancak su bir kalsiyum kaynağı olarak kabul edilmez. İçilen suda bunan bikarbonat miktarları da kemik üzerine pozitif etkilidir.

Osteoporozun ve kırıkların önlenmesi
Osteoporoz reversibl değildir dolayısı ile korunmak çok önemlidir.Osteoporozu ve kırıkları önlemek için:

1.Kemik kütlesini ve gücünü maksimize etmek
2. Kas gücünü korumak
3.Koruyucu refleksleri koruyup düşmeleri önlemek önemlidir.

1.Kemik kütlesini ve gücünü maksimize etmek
Her şeyden önce ergenlikten itibaren elde edilen Doruk Kemik Kütlesini mümkün olabildiğince yüksek olmasını sağlamak gerekir.

Doruk kemik kütlesini etkileyen faktörler şunlardır :
-Genetik
-Egzersiz
-Beslenme
-Seks hormonları

Bir insanın kemik miktarını ve kalitesini esas olarak genetik özelliği belirler. Ancak Dengeli beslenme , yeterli kalsiyum alınımı , uygun egzersiz gibi faktörler de oldukça etkilidir. Hem kadın hem de erkeklerde seks hormonları kemik yapımında etkilidir.

Kemik kaybının gecikmesini sağlamak
Kemik kaybı yavaş bir şekilde yaşla artar. Kadınlarda ise menopozda ise çok hızlı bir kayıp başlar. Hormon replasman tedavisi , egzersiz ve kalsiyum alınımı kemik kaybını yavaşlatır. Esas olarak kemik kaybına göre, bifosfanatlar kalsitonin östrojen reseptör modülatörleri ile ilaç tedavisi yapılır.

HASTA EĞİTİM KLAVUZU

Osteoporoz Nedir?
Kemiklerin incelmesi ve zayıflaması, kırılmaya yatkın hale gelmesidir.

Neden olduğu Problemler nelerdir?
Kemik kırıkları (En korkulanı )
Boy kısalması
Kamburlaşma
Sırt –bel ağrısı
Mide yanmaları ( Reflu özafajiti )
İdrar kaçırma ( Stres inkontinansı )

Tedavi edilebilir mi ?
Osteoporoz tedavisi vardır ama geriye döndürmek mümkün değildir. Kemiklerin daha çok kaybedilmesi yavaşlatılabilir.

Osteoporozdan korunmak için neler yapılabilir ?
Yediğinize içtiğinize dikkat edin , dengeli beslenin.

Güneşten yeterince yararlanın

Sigara dan ,alkol ve kahveden sakının

Aktif yaşayın, düzenli egzersiz yapın.

Risk faktörleriniz ve kemik içeriğinize göre ihtiyaç duyuluyorsa ilaç tedavisi alın.

Tedavinize düzenli devam edin

Özet olarak
- Osteoporoz en yaygın metabolik kemik hastalığıdır.
- Osteoporozda kemik kütlesi azalır , kemik kalitesi bozulur.
- Osteoporozda kırık riski artar.
- Kadınlarda , (özellikle postmenopozal ) osteoporoz riski daha yüksektir.
- Tanıda DEXA altın standarttır.
- İlaç tedavisinde en çok HRT , Bifosfonatlar , SERM, Kalsitonin kullanılmaktadır.
- Osteoporozda sadece ilaç tedavisi yeterli değildir . Kalsiyum ve D vitamini desteği , düzenli egzersiz ve düşmelerden korunma eğitimi yapılmalıdır.

 

Medikal Art
Bu sitenin amacı sadece bilgi vermektir. Buradaki bilgiler hiçbir şekilde doktorun muayenesi ve tavsiyeleri yerine geçemez. Bu sitedeki bilgileri hastalıkların tanısını koymada ve tedavileri için kullanmamalısınız. Eğer tıbbi bir probleminiz olduğunu düşünüyorsanız hemen doktorunuzu başvurunuz.